Bu yıllarda artmış plastik, kontrplak gibi malzemelerden imal edilen sandalyeler karşımıza çıkmaya başladı. Değişim yalnız malzeme yönünden değil, tasarım yönünden de gerçekleşti.

Örneğin 1940’lı yıllarda Charles Eames tarafından tasarımı gerçekleştirilen fiberglas sandalye hafif ve kullanışlı olması açısından oldukça beğenildi. Verner Panton’un 1960 yılında ürettiği sandalye ilk plastik sandalye olarak dikkat çekiyor.
Viktoryen dönemiyle birlikte sadelik yerini ihtişama ve şahşaya bırakıyor. Bu yüzyılda tarzlarda karmaşıklık ortaya çıkmıştır.Sandalyeler sert yapılı, geniş ve kübik formattaydı.
Dönemin sonlarına gelindiğinde art nouveau akımının etkisiyle sandalyeler sade bir hal aldıi ve açık renk ahşaptan imal edilmeye başlandı.
Bu yüzyılın sonunda barok stiline karşı çıkan rokoko döneminin sandalyelerinde çeşitlilik, şıklık ve uyum ön planda idi. Kaplama malzemesi olarak lake, vernik ve yaldızlı prinç kullanılıyordu.

Canlı ve kontrast renklerle kaplanmış sandalyeler dikkat çekiyordu. Fransa’da duvarın önüne konan sabit sandalyeler , İngiltere de ise dik ve uzun bacaklı sandalyeler oldukça popülerdi.
Bu yüzyıldaki tasarım değişikliği oldukça çabuk biçimde ilerledi. Barok tarzın hakim olduğu bu dönemde sandalyeler, koltuklara göre daha sık rastlanan mobilyalardı. Çünkü hiyerarşiye göre yanlız kral için koltuk vardı.

Bu dönemde amerikadaki mobilya üretimi, göçmenlerin ülkelerini yansıtan tarzdaydı ve sandalyeler dik ve yüksek arkalıklıydı. Yüksek tavanlı odaların içinde olmasına rağmen sandalyeler oldukça gösterişli tarza sahipti.